İsviçre’den 3 bin kat daha zenginiz!

Türkiye’nin yeterince koruyamadığı benzersiz biyolojik zenginliği biyokaçakçıların hedefinde…

Yusuf Yavuz

Tek başına Avrupa kıtasının tamamına yakın bitki ve hayvan çeşitliliğini barındıran Türkiye’nin doğası, baharın gelişiyle birlikte görenleri kıskandıran bir görsel şölene dönüşüyor. Güneyde Akdeniz ve Ege’den başlayarak kuzeye doğru uzanan uyanışla birlikte toprağın koynunda sakladığı tohumlar da birer birer patlayarak tek başına bir kıt’a olarak adlandırılan Anadolu coğrafyasını büyüleyici renklerle boyuyor. Ancak yeterince farkına varılmayan bu büyülü güzellikler, her yıl dünyanın dört bir yanından Türkiye’ye giriş yapan biyokaçakçıların da hedefinde. Orkide’den kardelene, kelebekten engerek yılanına, hamam böceğinden kurbağaya kadar Türkiye’nin benzersiz biyolojik çeşitliliği biyo-korsanlar tarafından yurt dışına kaçırılıyor.

TÜRKİYE BU KONUDA DÜNYADA TEK ÜLKE

Son yıllarda artış gösteren biyolojik kaçakçılığa karşı kapsamlı mücadeleye girişen Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), bu konuda adeta eğitim seferberliği başlattı. Türkiye’nin pek çok kentinde biyokaçakçılık konusunda çalıştaylar düzenlenen DKPM’nin 2014 yılında İstanbul’da gerçekleştirdiği ‘Biyokaçakçılıkla Mücadele Çalıştayı Sonuç Raporu’na göre, dünya karalarının yüzde 0,6’sını kapsayan Türkiye, dünyadaki tüm bitkilerin yüzde 2,6’sını barındırıyor. Türkiye ayrıca Akdeniz, Avrupa- Sibirya ve İran- Turan bitki coğrafyalarını barındıran dünyadaki tek ülke konumunda.

ENDEMİK TÜRLERDE İSVİÇRE’DEN 3 BİN KAT DAHA ZENGİNİZ

Tüm Avrupa kıtasında 13 bin bitki türü olmasına karşın Türkiye’de 10 binden fazla bitki türü bulunuyor. Bunun 3 binden fazlası ise endemik. Bu oran, kıta Avrupa’sının endemizm oranına eşit. Avrupa’nın en fazla endemik bitkiye sahip ülkesi Yunanistan’da 800 endemik tür bulunurken, dağlarıyla ünlü İsviçre’de ise yalnızca 1 endemik bitki türü bulunuyor. Buna karşılık yalnızca Antalya’daki endemik bitki sayısı 600 civarında.

IMG_3908.JPG

İSTANBUL 45 KATI OLAN İNGİLTERE’DEN DAHA FAZLA TÜRE SAHİP

Türkiye’nin biyolojik zenginliğini kıyaslamak gerekirse, örneğin yüzölçümü 5343 kilometrekare olan İstanbul’un bitki türü 2 bin civarında. İstanbul’un yaklaşık 45 katı büyüklüğe sahip olan 244 bin 820 kilometrekarelik İngiltere’nin tamamında ise yalnızca 1850 bitki türü bulunuyor. Norveç’teki bitki türü sayısı 1715, Bulgaristan’da 3650, Almanya’da 2500, İtalya’da 5600, İspanya’da ise 5000.

BUĞDAYIN ÖYKÜSÜ BU TOPRAKLARDA BAŞLADI

Tüm insanlığın en önemli besin kaynaklarından biri olan buğdayın öyküsü de yine bu topraklarda başlıyor. Dünyanın çeşitli bölgelerindeki otlaklar, Anadolu bozkırlarından alınan tohumlarla zenginleştirilirken, Türkiye’de her on günde bir yeni bitki türü keşfediliyor. 60 binden fazla hayvan türü ile Türkiye, Avrupa’nın tamamına yakın tür zenginliği barındırıyor. Bunların pek çoğu da keşfedilmeyi bekliyor.

TÜRKİYE EN BÜYÜK ŞANSI OLAN TÜRLER TEHDİT ALTINDA

Bütün bunlar Türkiye için oldukça büyük bir şans. Ancak bu şansı sürdürmek ve geleceğe aktarabilmek için tüm ülkeye önemli bir sorumluluk düşüyor. Önemli bir biyolojik hazinenin üzerinde oturan Türkiye’de ne yazık ki 3 binden fazla bitki türü, insan baskısı ve başka nedenlerle yok olma tehdidi altında. Son yüzyılda Türkiye’de doğal olarak yetişen 8 bitki türü aşırı toplanma yüzünden yok oldu. Aralarında siklamen, yabani lale, iris, zambak, kardelen ve adı türkülerde kalan çiğdemin de bulunduğu 46 tür ise yok olma tehdidi ile karşı karşıya.

IMG_3894.JPG

RUSLAR EN ÇOK KELEBEK, JAPONLAR BÖCEK KAÇIRIYOR

Anadolu coğrafyasının biyolojik zenginliğini tehdit eden en büyük sorunlardan biri de biyo-kaçakçılık. Türkiye’den en çok soğanlı ve yumrulu bitkiler yurt dışına kaçırılıyor. Lale, yabani buğday, kardelen, zambak, Arap sümbülü, süsen, orkide ve anemon gibi türler yurt dışına kaçırılıyor. Biyo-korsanlar, en çok savaş sanayi, kimya, tıp ve çeşitli bilimsel amaçların yanında, koleksiyon ve ticari amaçlarla da yurt dışına bitki ve hayvan kaçırıyor. İsviçreliler yılan, Ruslar kelebek, Hollandalılar soğanlı bitkiler, Japonlar ise en çok böcek türlerini Türkiye’den yurt dışına kaçırıyor.

DKMP 6. BÖLGE MÜD. YILMAZTÜRK: ‘ÖNCELİĞİMİZ ETKİN MÜCADELE’

Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 6. Bölge Müdürü Adnan Yılmaztürk, biyokaçakçılığın gen kaynaklarımızın stratejik olarak kaybolmasına yol açtığını belirterek, 2014 yılından bu yana biyokaçakçılıkla mücadele konusunda etkin bir çalışma içerisinde olduklarını dile getirdi. Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan sorumluluk sahalarında, biyokaçakçılığın önlenmesi konusunda kolluk kuvvetlerine, köy muhtarlarına ve öğrencilere eğitimler verildiğini anlatan Yılmaztürk, “Bölge Müdürlüğümüze bağlı ekiplerin sahadaki çalışmalarında biyokaçakçılığın önlenmesine yönelik farkındalık yaratacak çalışmalara öncelik veriliyor. Bu konuda ilgili tüm kurumların yanı sıra üniversitelerimizden uzman biyologlarla da iş birliği içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biyolojik çeşitliliğimizin ülke dışına kaçırılmasına yönelik girişimlerle mücadele bizim için öncelikli konu” dedi.

IMG_3938.JPG

KAÇAKÇILIK ŞÜPHESİ DURUMUNDA 156’YI ARAYIN

Biyokaçakçılığın önlenebilmesi için ilgili kurumların yanında bütün kamuoyunun hassas olması gerektiğinin altını çizen Yılmaztürk, bulundukları bölgede bitki ve hayvan kaçakçılığı şüphesi taşıyan yurttaşların, 156 Jandarma ihbar hattını aramalarını ya da en yakın DKMP birimi veya orman teşkilatına durumu bildirmeleri gerektiğini söyledi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s