Büyüknohutçu cinayetinde ağır sorular!

Büyüknohutçu cinayetinde ağır sorular!

Yusuf Yavuz

Katil zanlısının cezaevinden yazdığı o mektup, Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun 4 yıl önce anlattığı ayrıntıları akla getirdi... Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun 4 yıl önce dile getirdiği bu iddialar, bugün eşiyle birlikte kendisini katleden zanlının yazdığı mektupla birlikte cinayete daha geniş bir çerçeveden bakılmasını gerekli kılıyor.

Antalya’nın Finike ilçesindeki dağ evinde 9 Mayıs akşamı vahşi bir cinayete kurban giden yaşam savunucusu Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada her gün yeni bir ayrıntı ortaya çıkıyor…

Cinayetin hemen ardından katil zanlısı olarak gözaltına alınan 31 yaşındaki Ali Yamuç, ilk ifadesinde işsiz olduğunu ve cinayeti para için işlediğini öne sürmüştü. Daha sonra mahkemeye çıkarılan Yamuç, cinayeti bölgede kapatılan bir mermer ocağında çalışan ve siyah ciple dolaşan ‘Çirkin’ lakaplı bir kişinin azmettirdiğini öne sürdü.

Bölgedeki ormanlara ve tarım alanlarına büyük zararlar veren mermer ocaklarına karşı yöre köylüleriyle birlikte yıllardır hukuk mücadelesi yürüten Ali Ulvi Büyüknohutçu’yu öldürmesi için kendisine 50 bin lira teklif edildiğini iddia eden katil zanlısı Yamuç, 3 bin lirayı peşin aldığını, geri kalan tutarı ise cinayetin ardından almak için anlaştığını iddia etmişti…

GÖZLER MERMER OCAKLARINDA…

Yamuç’un iddiasına göre ‘Çirkin’ lakaplı azmettirici, ilişik olduğu mermer ocağının Büyüknohutçu’nun yürüttüğü hukuk mücadelesinin ardından kapandığını öne sürerek onun ortadan kaldırılması gerektiğini söylemişti…

turunçova ve alacadağ mermer ocakları.png

Katil zanlısı Yamuç’un bu iddialarının ardından gözler bölgedeki mermer ocaklarına çevrildi.

Savcılığın yürüttüğü soruşturmanın selameti için basında yer alan haberlerde katil zanlısının adını andığı mermer ocakları hiç bir şekilde yazılıp çizilmedi. Sonuçta cinayetle ilgili bir soruşturma yürütülüyordu bu adi cinayetle ilgili her gün yeni bilgiler ortaya çıkıyordu…

1.jpg

MERMER OCAKLARINDAN BİRİ AÇIKLAMA YAPTI

Ancak katil zanlısının iddialarının gündeme gelmesinin hemen ardından Finike bölgesinde de mermer ocağı bulunan ‘Bartu Mermer’ firması, resmi internet sitesinde bir açıklama yapması dikkat çekti.

‘ŞİRKETİMİZİN CİNAYETLE ALAKASI YOK’

“Kamuoyunun da malumu olduğu üzere, Finike ilçesinin değerli şahsiyetlerinden ve çevreci kişiliğiyle bilinen Sayın Ali Ulvi Büyüknohutçu ve değerli eşleri, alçakça bir saldırı neticesi Hak’kın rahmetine kavuşmuşlardır. Ancak ,söz konusu elim saldırının ardından gerek bir kısım yazılı ve görsel medyada ve gerekse de sosyal medyada, bu aşağılık eylemin, salt mermer ocağı işletmelerinden birisinin Finike sınırları dahilinde bulunmasından mütevellit, şirketimiz ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını üzülerek görmekteyiz. Burada önemle belirtmek isteriz ki, her şeyden önce insani değerlere ve insan haklarına önem veren ve her türlü meselesini sadece hukuki mecrada çözmeyi ilke edinmiş kurumsal bir yapı olan şirketimizin, hepimizi derinden üzen menfur saldırı ile dolaylı veya doğrudan hiçbir alakası yoktur ve olamaz. Bu alçak saldırıyı en ağır şekilde kınıyor ve her zaman hukukun yanında ve emrinde olduğumuzu bir kez daha açık ve net şekilde deklare ediyoruz. Bu vesile ile Sayın Ali Ulvi Büyüknohutçu ve değerli eşlerine Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.”

açıklama.png

AÇIKLAMA YAPAN FİRMA TAZMİNAT DAVASI AÇMIŞTI

Büyüknohutçu çiftinin öldürülmesinin ardından bu açıklamayı yapan mermer ocağı firmasının, aynı zamanda Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun da aralarında olduğu yöre köylülerinin açtığı dava sonucu işletme ruhsatı izni iptal edilmiş, firma yetkilileri ise Büyüknohutçu’ya 100 bin liralık tazminat davası açmıştı…

MAHKEME BÜYÜKNOHUTÇU LEHİNE KARAR VERDİ

Ancak mermer firması, Büyüknohutçu’ya karşı açtığı bu tazminat davasını kaybetti. Memer firması, Büyüknohutçu’nun bölgedeki mermer ocaklarının yarattığı orman tahribatını yansıtan fotoğraflar paylaştığı için ticari zarara uğradığını iddia ediyordu. Ancak mahkeme, Anayasa’nın 56. maddesi gereği çevreyi korumanın her yurttaşın ödevi olduğunu hatırlatan bir karara imza attı. Bu davanın mermer firması aleyhinde sonuçlanmasının üzerinden yaklaşık 2,5 ay gibi bir zaman geçtikten sonra Büyüknohutçu çiftinin ölüm haberi geldi…

KATİL ZANLISININ EŞİNİN ZİYARETİ VE MEKTUP

Büyüknohutçu çiftinin katil zanlısı olarak Elmalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Yamuç’un eşi Fatma Yamuç da bir kaç gün önce ‘cinayete ortak olduğu’ iddiasıyla tutuklandı. Yamuç’un, kocasını ziyaret için gittiği Elmalı Cezaevi’nden, Finike’deki mermer ocaklarından birinin sahibine yazılmış bir mektupla döndüğü ortaya çıktı…

KATİL ZANLISI ALİ YAMUÇ.jpg

‘ÖLDÜR PARANI VERCEZ DEDİNİZ, NEYİ BEKLİYORSUNUZ’

Katil zanlısı Ali Yamuç’un imzası bulunan mektup, bölgedeki bir mermer ocağının sahibine hitap ederek başlıyor ve şu iddialarla devam ediyor:  ..Anlaşıp konuştuğumuz gibi eğer 10 gün içersinde 100 bin TL parayı eşim olan (Fatma Yamuç’a) vermez iseniz Ali Ulvi Küçüknohutçu ve eşi Aysin Küçüknohutçu cinayetinden en az benim kadar sorumlu olursunuz. Bana vaad ettiğiniz ödemeyi yapın. Aksi takdirde mahkeme gününde isminizi savcılığa altın harflerle yazdırmaktan zevk duyarım. Benim başımı yaktınız, ‘Öldür paranı hemen vercez’ diye vaadlerde bulunup, neyi bekliyorsunuz. 10 gün içersinde param gelmez ise görüşürüz. İpleriniz cebinizde haberiniz olsun. O kadar yakarım. Menevşelikli Ali Yamuç.

katil zanlısının mektubu.jpg

CİNAYETİN ARKASINDA BİRDEN FAZLA KİŞİ Mİ VAR?

Katil zanlısı Ali Yamuç’un imzasını taşıyan mektupta Büyüknohutçu çiftinin soyadı ‘Küçüknohutçu’ olarak belirtilmesi dikkat çekerken, bu mektubun ardından bu kez “Cinayetin arkasında farklı bir mermer ocağı daha mı var?” sorusu gündeme geldi…

BUNCA İDDİA VARKEN MERMERCİLER NEDEN İFADE VERMEDİ

Katil zanlısının yazdığı mektupta dile getirdiği iddialar korkunç… Ancak bundan daha ağır olanı yürütülen soruşturma kapsamında henüz hiç bir mermer ocağı yekilisi ya da çalışanının ifadesine başvurulup vurulmadığının açıklanmamasıdır. Katil zanlısının iddialarının doğru olup olmadığını elbette yürütülen soruşturmanın derinleştirilmesi ve olaydaki karanlık noktaların aydınlatılması ortaya koyacak. Ancak bunca iddianın ardından ortaya çıkan mektup ve mektupta öne sürülenler doğrultusunda adı anılan kişi ya da kurum temsilcilerinin ifadelerine başvurulması ve bu konudaki kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi oldukça önemli…

KATİL ZANLISININ İDDİALARINI İÇEREN MEKTUP KİME YAZILDI

Katil zanlısının yazdığı mektubun muhatabı hangi mermer ocağının yetkilisi bunu şimdilik bilmiyoruz. Ancak bu mektup, cinayetin bir değil birden çok azmettiricisi ve katili olduğuna dair kuşkuları da artırıyor. Buna ilişkin kuşkular şüphesiz soruşturmanın ardından giderilecektir.

Yine de bu mektubun ortaya koyduğu ağır soruları hepimizin dikkatli bir şekilde sorması gerekiyor…

Şimdi gelin hep birlikte bundan tam dört yıl geriye gidelim…

Tarih 3 Haziran 2013. Antalya Atatürk Kültür Merkezi’nde Türkiye Ormancılar Derneği tarafından düzenlenen ve ‘Torosların Çığlığı’ başlığını taşıyan panelde, bölgedeki ormanlara zarar veren mermer ve taş ocakları ele alınmıştı.

Benim de yakından takip ettiğim ve haberleştirdiğim bu panelin katılımcılarından biri de Finike bölgesindeki taş ocaklarına karşı yörenin ormanlarını koruma mücadelesi veren merhum Ali Ulvi Büyüknohutçuydu.

BÜYÜKNOHUTÇU O PANELDE FİNİKE'DEKİ MERMER OCAKLARININ SAHİPLERİNE DİKKAT ÇEKMİŞTİ.JPG

(Büyüknohutçu, 3 Haziran 2013’te Finike’deki mermer ocaklarına ilişkin bilgiler aktarmıştı)

SİYASİLERİN YAKINI OLAN OCAK SAHİPLERİ KİMLER

Finike bölgesindeki taş ocakları sorunuyla ilgilenmeye başladığında seslerini daha çok duyurabilmek için siyasi destek aramaya başladığını anlatan Büyüknohutçu, “ocağın bir tanesinin sahibi bir siyasi partinin Finike ilçe başkanının kardeşi, bir diğeri başka bir siyasi parti kurultay delegesi çıktı. Bir kaç ocağın korunmasının ise Türkiye’de ismi çok iyi bilinen bir siyasi tarafından üstlenildiği ortaya çıktı. Turunçova’nın tam üzerinde eski bir milletvekiline ait olan taş ocağı şimdi Turunçovalı’nın canına okuyor. Tarımını öldürüyor, narenciyesini öldürüyor” sözleriyle bölgedeki acı tabloyu gözler önüne sermişti. Ayrıntılar için bakınız: (http://odatv.com/-taksim-isyani-anadoluya-bakmadan-anlasilamaz-1206131200.html)

2.jpg

CİNAYETE ARTIK DAHA GENİŞ ÇERÇEVEDEN BAKILMALI

Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun 4 yıl önce dile getirdiği bu iddialar, bugün eşiyle birlikte kendisini katleden zanlının yazdığı mektupla birlikte cinayete daha geniş bir çerçeveden bakılmasını gerekli kılıyor.

SEKTÖRDE RUHSAT ALMA SÜRECİ NASIL İŞLİYOR

Büyüknohutçu çiftinin yaşadığı bölgede 12-13 tane mermer ocağı bulunduğundan söz ediliyor. Bu ocaklardan birinin sahibi, kendi yaşamını anlatırken, kendisini fabrikasına sokmayan başka kentteki bir mermer şirketinin sahibine kızdığını ve ardından hırs yapıp Finike’ye gelir gelmez bütün ‘Limestone’ tabir edilen ocakların sahalarını kapattığını anlatıyor. Bu anlatım, aslında maden sektörünün ve ruhsatlandırma sürecinin nasıl işlediğini de gözler önüne seriyor.

3.jpg

İKTİDAR PARTİSİ MENSUPLARI NE KADAR RUHSAT ALDI

Maden Yasası’nın 2004’te yeniden düzenlenmesinin ardından iktidara yakın pek çok siyasi yandaşın ya da doğrudan iktidar partisine mensup yöneticilerin Antalya bölgesinde mermer ocağı ruhsatları alarak bunları çevresine dağıttığı iddialarını anımsatan bu anlatımı bir kenara not edelim…

Bu cinayet, katil zanlısının anlattığı ve giderek bir Yeşilçam senaryosuna dönüşen kurgunun içine hapsedilmemeli…

ALİ ULVİ VE AYSİN BÜYÜKNOHUTÇU 9 MAYIS GÜNÜ ÖLDÜRÜLDÜ.jpg

KAMUOYU, DEVLET VE SEKTÖR TEMSİLCİLERİ SUSMAMALI

İki pırıl pırıl insanını ormanlarını, sularını, havasını ve topraklarını korumak için çırpınırken vahşi bir cinayete kurban veren bu toplum susmamalı. O toplumun vergileriyle işleyen kurumların görevi olan bütün bu sorumlulukları yerine getiren iki sorumlu yurttaşının katledilmesi karşısında bugüne kadar tek kelime açıklama yapmayan, iki cümlelik bir taziye yayınlamayan devlet, susmamalı. Sorunlu işleyişe karşı yalnızca yaşamı koruma çabası veren iki naif insanın öldürülmesiyle ilgili iddiaların hedefindeki mermer sektörü temsilcileri susmamalı.

Aksi halde bu suskunluk şalıyla örterek kanıksadığımız ölümlerin acıları bir gün hepimizi boğacak…

Aksi halde koruyacağımız ne bir orman, ne bir su kaynağı, ne hava  ne de toprak kalacak…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

1 thought on “Büyüknohutçu cinayetinde ağır sorular!”

  1. Bu aileyle aynı sorundan muzdaribim dediğiniz gibi bu vakanın içinde olma ihtimali olan insanların kim olduğunu ve ne kadar güçlü olduğunu bilseniz zaten bu tam bir yeşilçam senaryosu dersiniz benim ailem bu insanlara benzer fazla iyi niyetli ve saf insanlar zaten bu ailenin kızı da eskiden yaşadığım antalya dan arkadaşım, siz zaten makale’de sistemi kısaca anlatmışsınz bu yukardan destek olmadan ulaiılabilecek bir güç değil bende korku içindeyim peşimde aynı dert kimse inanmıyor ailem riskte bende dağın başında bir yerde yaşıyorum ve başımıza birşey gelse etrafımızda şahitlik yapabilecek 1 tane insan yok allah hepimizi bu ülkenin ve hayatlarımızın başına kara bulut gibi çöken bu terörist yahudi destekli tezat insanlardan korusun, da bu kadar acizmiyiz? çok merak ediyorum hala inancım var.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s